Bu kitabı hazırlamaktaki amacım, Türkiye’nin terörle boğuştuğu 1980 öncesi dönemde şehit edilen ülkücülerin geride bıraktığı çocuklarının hayatlarını gözler önüne sermekti. Bu çocukların kimi, babası şehit edildiğinde henüz annesinin karnında, kimi elleriyle babasını mezara koymuş, kimi üvey baba/anne elinde perişan olmuş, kimi kimsesizler yurdunda büyümüştü. En genci şimdilerde 40 yaşından büyük olan bu insanlarımızın babasız/annesiz geçen hayatlarını ve bu süreçte ülkücülük hakkındaki düşüncelerini tespit ederek ülkücü hareketin pek bilinmeyen, hep ihmal edilen bir yüzünü daha görünür kıldığıma inanıyorum. Şehit çocuklarının yaşadıkları sıkıntıları, maddi ve manevi zorlukları, babasız/annesiz bir hayatı nasıl sürdürdüklerini, uğradıkları ilgisizlik ve dışlanmaları, yakınlarının, ülküdaşlarının yardım ve desteklerinden mahrumiyetlerini, sosyal güvenlik uygulamaları ve yardımlardan yararlanamamalarını ve sebepleriyle birlikte, baba/anne olgusunun eksikliği ile yaşadıkları travmaları ve bunlarla mücadele edip nasıl başa çıktıklarını bu arada sağlıklarından neler yitirdiklerini anlamaya çalıştım. Dolayısıyla yitirdikleri sadece ebeveynleri miydi, hayatları bundan nasıl etkilendi sorusuna cevaplar aradım… Bu kitap, aynı zamanda şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkılması için bir çağrıdır.