Osmanlı Devleti’nin, modern diplomasi anlayışını benimsediği XIX. yüzyılla birlikte izlemeye başladığı “sessiz” diplomasinin rotası insani ilişkiler olmuştur. XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı topraklarında sayısı giderek artarak ağırlanan yabancı hanedan mensuplarının ağırlanma biçimlerini şekillendiren teşrifat veya protokol şeklinde adlandırılabilecek uygulamalar, en az diplomatik temsilcilere yönelik olanlar kadar dikkat çekicidir. Tanzimat’tan, I. Dünya Savaşı’na uzanan dönemde Osmanlı topraklarında misafir edilen Romanov Hanedanı mensuplarının kimlikler, ziyaret bağlamları ve kendilerine uygulanan protokol ise Osmanlı-Rusya ilişkilerinin çok katmanlı yapısını anlamak için verimli bir zemin sunmaktadır. Zira Osmanlı-Rusya ilişkileri tarihinde savaşlar, antlaşmalar ve siyasi kriz anları belirleyici bir ağırlığa sahipken, hanedan mensuplarının gezgin, konuk ya da resmî ve diplomatik çerçeve içinde ağırlanan misafirler olarak Osmanlı coğrafyasındaki varlıkları, çoğu zaman ikincil bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada iki devleti de tarih arenasından silecek olan I. Dünya Savaşı’na kadar devam eden ziyaretler ve bunlara yönelik teşrifat uygulamaları ele alınarak, karşılıklı ilişkileri yalnızca çatışma ve kriz anlatılarıyla sınırlamadan; temsil, teşrifat ve en temelde “misafirlik” pratikleri üzerinden okumak amaçlanmıştır.
